بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَأَفْضَلُ الصَّلَاةِ وَأَتَمُّ التَّسْلِيمِ، عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
الْمَبْعُوثِ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ، وَعَلَى آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحَابَتِهِ الْكِرَامِ الْمَيَامِينِ، وَمَنْ تَبِعَهُمْ بِإِحْسَانٍ إِلَى يَوْمِ الدِّينِ
selamün aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhu. bugün siz kıymetli okurlara yeni bir yazı serisinin başlangıcını duyurmak ve seriden biraz bahsetmek istiyorum.
beni yakından tanıyanların bildiği üzere, yaklaşık iki buçuk yıldır ulûm-i islamiyye ile iştigal etmeye gayret ediyorum. rab teâlâ’ya hamdolsun ki beni bu yola hidayet etti, işimi kolay kıldı ve ulemâ-i kirâm hazretlerine halef olma hayalini bana sevdirdi.
takrir; ilim geleneğimizde “müderrislerin bir metni okuturken metne düştükleri şerhleri, talebelerin not ederek derlemesi” için kullanılan, tef’il babından bir masdardır. günümüzde, islâmi ilimlerin tahsil sürecinde uygulanan farklı sınav usulleri mevcut. benim tahsil sürecimde ise bu usul şuana kadar ya okunan metinlerin ezberlenmesi veya kitaptaki mefhumların sözlü şekilde sunulması bazen de soru cevap şeklinde ilerledi. son dönemde okuduğumuz kitapların belirli bir seviyeye gelmiş olmasından dolayı çokça not almam ve sınavlarım için bu notları derlemem iktiza ediyor. elimde biriken bu takrir metinlerini hem ilim talebeleriyle hem de ilimle uğraşmasa da ilme iştiyak duyan okuyucularla paylaşmamın faydalı olacağını düşündüm. özellikle takrirlerini paylaştığım kitapları gerek rahle kitabı gerek müzakere/mütalaa kitabı olarak okuyan talebelerin bu notlardan hem mütalaa hem de müzakere aşamasında istifade edebileceğini umuyorum. diğer taraftan ilimle iştigal etmeyen kimselere ulûm-i islamiyye’nin mesailini sunarak hem ulemamızın büyüklüğünü – oldukça yetersiz kalacak olsam da – bir nebze göstermek hem de bu yazılarla onları ilme teşvik etmek istedim.
mevzubahis takrir metinlerini yazarken takip ettiğim usül, genellikle kitaptaki kaideleri ve ek olarak hocalarımın metne ziyadelerini / itirazlarını metne dahil etmek, örnek vb. kısımları ise hariç tutmak şeklindedir. bununla beraber oldukça önemli bir uyarıda bulunmam gerek: paylaşacağım metinlerin hiçbiri tek başına bir ders metni değildir, bu amaçla kurgulanmamıştır. bahsettiğim üzere, bu metinlerin yazılma amacı sınavlarımdan önce kitabı kuşatıcı bir şekilde ihtisar ederek çalışma sürecimi kolaylaştırmaktır. dolayısıyla bu metinlerden müzakere / mütalaa için istifade etmeyecekseniz, yani makbul bir usul üzere ilim tahsil ediyor değilseniz, metinleri okurken kitapların mefhumlarına hakim olmak niyetiyle okumanız bazı problemlere yol açacaktır. örneğin “muhtasaru’l-kudûrî” takrirlerini paylaştığımda bu metinleri fıkıh bilgisi elde etmek amacıyla okumanız hatalı bir yaklaşım olacaktır.
bu serinin cümle mü’minlere faydalı olmasını umuyorum.
22 zil ka’de 1447 cumartesi, üsküdar



Yorum bırakın